Yeraltında Resim Performansı – Underground Drawing Performance

Ceheong Cho Lee C+ SeramikArtı Sanat Galerisi’nde 25 Temmuz 2015 Cumartesi günü saat 16:00’da resim sergisini açtıktan bir gün sonra 26 Temmuz 2015 Pazar günü akşamı saat 21:00’de Güray Müze’de “Resim Performansı” yapacaktır. Sanatçının performansına Ahmet Özyurt da katılacaktır. Bu katılımda Kapadokya ile ilgili resimsel ortak bir doğaçlama yapılacaktır.

Bilindiği gibi “Performans Sanatı” izleyicinin önünde canlı olarak icra edilen bir sanat biçimidir.  “Happening” olarak da adlandırılır. İzleyicinin ilgisini sanatçının etkinliklerine sürekli kılmayı amaçlar. Resim sanatının üretimindeki sanatsal yaratımın enerjisi izleyicilerle anında paylaşılır, sanat ortama hakim olur. Tam da bu nedenle seçilmiş olan mekan yerin altına oyulmuş bir müzedir. Güray Müze’de gerçekleştirilecek olan etkinliğe tüm sanatseverler davetlidir.

X-Banner-LEE-performans-web

Reklamlar

Koreli ressam CheongCho Lee resim sergisi Avanos’ta açılıyor…

Koreli ressam CheongCho Lee’nin resim sergisi 25 Temmuz’da C+ SeramikArtı Sanat Galerisi’nde açılıyor. Açılış saat 16:00’da. Sanatçının kendisi de serginin açılışında C+’da olacak. Ziyaretçilerin sanatçı ile sanatı üzerine sohbet olanağı bulacağı açılışa tüm sanatseverler davetlidir. C+ Sanat Galerisi  uluslararası ilişkilerde sanatın işlevine önem veriyor, Kapadokya’da yapılan sanat etkinliklerine katkısını sürdürüyor.

lee portre foto

Ressam Lee CheongCho’nun resimleri hakkında şair KyungDuck Kim şunları söylüyor:

“Ressam, arkadaki manzarayı hiç önemsemeden nesneye önem veriyor. Normal hayatımızda önemsemeyerek kolayca gözden kaçırdığımız şeyleri bizlere tekrar göstererek eserlerinde saflığı yansıtıyor. Gösterişli şekilleri ve teknikleri kullanmayarak ifade ettiği için daha derin bir duygu taşıyor. Bu da, ressamın kendini iyileştirme, daha geniş çapta kendini arındırma gibi sanatsal ruhunu kendimize yakın hissetmemizi sağlıyor. Eserleri doğa ile iç içedir. Eserlerinde insan, yani bizler görünüyoruz.”

Sergisinin temasını “BAHAR GELDİ” olarak belirleyen sanatçı en yeni resim çalışmalarını C+’da sergileyecek.

YERALTINDA RESİM PERFORMANSI

Ceheong Cho Lee C+ SeramikArtı Sanat Galerisi’nde 25 Temmuz 2015 Cumartesi günü saat 16:00’da resim sergisini açtıktan bir gün sonra 26 Temmuz 2015 Pazar günü akşamı saat 21:00’de Güray Müze’de (Avanos) “Resim Performansı” yapacaktır. Sanatçının performansına Ahmet Özyurt da katılacaktır. Bu katılımda Kapadokya ile ilgili resimsel ortak bir doğaçlama yapılacaktır.

Bilindiği gibi “Performans Sanatı” izleyicinin önünde canlı olarak icra edilen bir sanat biçimidir.  “Happening” olarak da adlandırılır. İzleyicinin ilgisini sanatçının etkinliklerine sürekli kılmayı amaçlar. Resim sanatının üretimindeki sanatsal yaratımın enerjisi izleyicilerle anında paylaşılır, sanat ortama hakim olur. Tam da bu nedenle seçilmiş olan mekan yerin altına oyulmuş bir müzedir. Güray Müze’de gerçekleştirilecek olan etkinliğe tüm sanatseverler davetlidir.

Lee-sergi-poster-3-web    X-Banner-LEE-performans-web

(Posterleri büyütmek için üzerine tıklayınız.)

Doğa uyanıyor…

_P0U0721 - Version 2 - 2010-03-1421 Mart! Nevruz geliyor… Bir kaç gün içinde doğanın uyanışına tanık olacağız. Doğa kendini süslemeye başladı bile. Nevruz yüzyıllar boyunca şimdi içinde yaşadığımız toplumun en değerli bayramı oldu ve belli ki bu değerini hep koruyacak. Çevremizdeki bölgelerden Asya’nın doğusuna kadar aynı heyecanla kutlanıyor. Unesco 21 Mart gününü Dünyanın Soyut Kültürel Mirası olarak ilan etmiş durumda.

Doğa bize bu günlerde ne söylüyor? Tarih boyunca insanları etkisi altına alan bu günün ne önemi var?

Bu sayfanın konusu sanat olduğu için soruları şöyle değiştirdiğimizde de cevaplar pek farklı olmayacak; Sanat bize ne söylüyor? Tarih boyunca insanları etkisi altına alan sanatın ne önemi var?

Doğa bizim için sanatın anasıdır. Onun uyanışı insanın yeniden umutlanması, mutluluğun mümkün olduğuna inanması, yaşam koşullarının iyileşmesi anlamını taşıyor. Böyle duygular insanları birbirine yaklaştırıyor, düşmanlıklar zayıflıyor, dostluklar güçleniyor. İlişkilerin iyileşmesi insanları birbirine bağlıyor, birbirlerini anlamalarına, birbirleriyle birlikte daha iyi bir gelecek inşa edebilmelerine olanak sağlıyor. Elbette bu güzel duygular aklın da yol göstermesiyle insanların yüzlerinde mutluluk olarak yeşeriyor. Doğanın süslenişinden esinlenerek yaşamlarının bu yeni dönemini şenliklerle karşılıyorlar… İşte sanat bu aşamada insanın uygarlık merdivenindeki yükselişine destek oluyor.

Fakat ülkemizde son günlerde maalesef bu güzel manzarayı göremiyoruz. Dünyada da durum pek farklı değil. Sadece insani ilişkilerin zayıflaması değil aynı zamanda doğanın düzeninin de bozulduğuna şahit oluyoruz. Doğayı suçlamaya kimsenin dili varmaz, asırlardan beri doğanın yaşattığı olumsuz koşullardan tüm uygarlık seviyelerinde kendimizi suçlamıştık; buna biraz da cehalet ve tapınç biçimleri neden oluyordu. Fakat günümüzde açıkça ortaya çıkmış durumda ki bu kez gerçekten suçluyuz, doğaya karşı suç işliyoruz. Doğayı korumak, verimli kılmak şöyle dursun, onun canını çıkarıyor, hiç olmazsa saygı bile göstermiyoruz. Üstelik sorumluluğu üstlenmesi gereken taraflar iklim değişikliklerine, verimsizliğe, çölleşmeye, kirliliğe ve giderek büyüyen açlık sorununa karşı çözüm geliştiremeyince aciziyet içinde geçmiş kültürlerin zavallılıklarına sığınarak çağdışı, bilimsellikten uzak önerilerle insanları aldatmaya kalkabiliyorlar, doğayı katledişlerine anlamsız gerekçeler uydurabiliyorlar. Doğa insanın bu akıl tutulmasını dengelemeye çalışsa da kendini yenileme gücünü kaybettiğini ele veriyor.

Yine de Nevruz’un müjdelerle geleceğine inancımızı korumaktan başka ne yapabiliriz? Bu soruyu bu kez kadim çaresizlik söylemiyle cevaplamamalıyız. Olumlu insan davranışları da söz konusu. Herşeyden önce giderek güçlenen doğaya duyarlılık sayesinde doğanın bereketini yok edici politik ve ekonomik gerekçelere karşı mücadele güçleniyor. İnsanlar da dünyanın başına gelmiş ve gelecek olan belaların kendilerine de musallat olacağını fark etmeye başladılar. Bu gelişmeler bilimin ışığı ile doğanın ışığının aynı kaynaktan beslenmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

İşte tam bu aşamada sanat devreye giriyor; yaşamımızda pek çok güçlükle, sorunla karşılaştığımızda da aynı mutluluk anlarında olduğu gibi insanların umutlarını beslemeye çabalıyor. Nevruz bu nedenle bir bahar bayramı olduğu gibi, bir barış ve kardeşlik bayramı, yepyeni bir sanat bayramıdır da. Bu bahar sanatla yeniden buluşalım, bizi sanattan uzaklaştıran nedenleri alt edelim, sanatın yerine konulmaya çalışılan toplumların yaşamından kopuk güya gelecekçi aldatmacalara direnip, baharın müjdelediği yeniden doğuşu sanatta da aramaya başlayalım. Nevruz  bayramınız kutlu olsun.

Ahmet Özyurt 17 Mart 2014, Avanos, Kapadokya, Türkiye.