Atların Ressamı ‘Güzel Atlar Ülkesi’nde…

Ziya Erel’in “Atlar” sergisi üzerine…

Bildiğiniz gibi 12 Hayvanlı Takvim’lerde 2014 At yılıdır. Türklerin eski takvimi de bu takvimdi ve halen yer yer, özellikle asya bölgelerinde kullanılmaktadır, en azından kültürel bağlamda geçerlidir.

Yine malumunuz, tarihsel dayanakları çok güçlü olmasa da turistik açıdan Kapadokya “Güzel Atlar Ülkesi” olarak da bilinir… İşte bu iki durumu birbirine bir sergiyle bağlamak için C+ (SeramikArtı) Sanat Galerisi Ziya Erel’in “ATLAR” Resim Sergisi’ni açtı.

Tarihsel olarak atın bizim için ne kadar önemli ve derin geçmişe sahip olduğundan söz etmeye gerek dahi duymadan konuyu sanat açısından ele alacak olursak ortaya başta ressam ve fotoğrafçıları, sonra heykeltraşları, seramikçileri ve takiben tüm sanatçıları ilgilendiren bir alan ortaya çıkar.

“Avni’nin Atları” gibi ressamın (Avni Arbaş) şaire (Nazım Hikmet Ran) atlar üzerinden ilham vermiş olduğu gibi, atları konu edinmiş, sanat tarihimizi zenginleştirmiş pek çok sanatçımız vardır. Akademisyenlerin (Süleyman Saim Tekcan) at konulu özgün baskıları, fotoğrafçıların (Kamil Fırat) at konulu portfolyo ve kitapları, şairlerimizin (Yahya Kemal Beyatlı) şiirleri, destanlar, masallar hep atlar üzerinden bize ulaşmadılar mı?

At sadece bizde mi önemli, elbette konu evrensel; Büyük Usta (Leonardo da Vinci) gibi kimse at çizemezdi ama bazı ressamlar (Eugene Delacroix) yeni akımlara yol açtı. En büyük politikacılar at üstünde resmedildi, heykelleri yontuldu.

http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/4/4a/Muybridge_race_horse_gallop.jpg
Animasyon olarak görmek için tıklayınız.

Fotoğrafı çekilmeseydi (Eadweard Muybridge) ressamlar atın koşmasını yanlış çizmeyi sürdürebilirlerdi. At resimlerinin ilk kez 16.000 yıl önce mağaralara (Lascaux) çizildiğini, Kapadokya fresklerinde atın ne kadar önde yer aldığını, neredeyse her çağdaş sanatçının (Pablo Picasso, Franz Marc vd.) en azından bir eserine konu yaptığını hatırlarsak AT olmadan SANAT olmayacağını da kabul edebiliriz.

Günlük hayatın da bir parçasıdır “AT”. Çocuklarımız atlı karıncadan inmek istemezken, biz Troya filminden (yakında; belki bu nedenle de yeni bir başka filmden) hoşlanırız. Evlerimizin duvarlarında at nalları asılıdır. Gelinlerimizi ata bindiririz…

Konuyu daha geniş olarak ele almak elbet olası. Şimdi tekrar başa dönelim; 2014 AT YILI ve KAPADOKYA GÜZEL ATLAR ÜLKESİ…

Kapadokya ve At sanat yoluyla biraraya gelmeliydi; yazımın bu ilk bölümünü bloğumda bir teklif olarak aylar önce yayınlamıştım! Kimi sessizlik içinde çağrıya kulak verdi, kimi önemsediğini belirtti ama izlemeyi tercih etti. Kapadokya ile at arasındaki bağı ihmal etmek olmazdı; bu bağı kuran sanatçılardan biri de ressam Ziya Erel oldu.

Ziya Erel atların ressamı. Ustaların izini sürüyor. Resim Sergisi “Atlar” bu izler üzerinden C+’ya ulaştı.

Neden at ya da neden sadece at resimleri diye kendisine sorduğumda; “Atın tarih boyunca hep insanoğlunun yanında olması beni çok etkiledi. At yüzlerce yıl insanları oradan oraya taşıdı durdu; kâh sırtında taşıdı, kâh arabalarını çekti. Keşiflerde, savaşlarda insan hep onun sırtındaydı. Nice yiğitlere sırdaş oldu, yoldaş oldu. Tarlayı sürdü, ürünü pazara taşıdı. Kimi acımasızların kırbaç darbelerine gıkını çıkartmadan cılız bacaklarıyla attığı adımlarını hızlandırmaya çalıştı. Kim bilir kaç tanesi bir savaş meydanında ayağını kırıp yerde acılar içinde kıvranırken, bu acıya son verecek bir kurşun bulamadan hayata veda etti. Onların da farklı karakterlerde olduğunu biliyorum. Neşelisi, hüzünlüsü, yaramazı, oyunbazı, sokulganı, kendini beğenmişi var. Şöhret olanı, sıradan bir yaşam süreni, bebek gibi şımartılanı var. Atatürk’ün en sevdiği atı Sakarya, Efsanevi Arap aygırı Baba Kuruş, ismini bilmediğimiz niceleri… Her canlı onurlu bir yaşamı hak ediyor; fakat, at, o bence çok özel. Bazılarının portrelerini yapıyorum. Kimilerinin hareketlerini aktarıyorum tuale… Uçuşan yeleler ve kuyruklar… Hızla yere çarpan toynaklar, estetiği özümsemiş hareketler, renk lekeleri, dokular… Ve özellikle o bakışlar, neler neler anlatan o bakışlar… Dünyada en çok resmi yapılan hayvanın at olması sizce tesadüf olabilir mi? Elbette değil… Neden mi at resimleri yapıyorum? Söyleyeyim; ben kendi adıma insanlığın atlara olan vefa borcunu ödüyorum!” demişti.

Elbette sanatçılar için yönelimleri verimliliklerini belirleyen bir bağımlılığı içerir. Onlara şevk ve heyecan veren, çalışmaya iten, başka türlü olamayacak bir sürece sokan bu yönelimleri olur. Başkaları adına başkaları için ifade etmekten kendilerini alamazlar. Lakin bu onların tarafı; bir de diğer taraf var: izleyiciler. Eserler ile izleyiciler buluşunca ne oluyor? Sanatçı bunu önemsemez görünse de bu öylesine belirleyicidir ki çalışmalarını sürdürebilmesi, yeni rotalar belirlemesi bu etkileşime bağlıdır.

Bu nedenle Erel’in resimlerine dikkatlice bakmak istedim ve gördüklerimi sizlerle paylaşmaya karar verdim. Her göz farklı bakabilir, farklı görebilir elbet; sanat bu özelliğimizden yararlanarak zamana direnebiliyor zaten.

Günümüzde modern sanat içinde atın önceki dönemlere kıyasla önemi zayıflasa da bu zayıflama atların günümüzdeki işlevinin değişmesinden kaynaklanıyor. Önceleri ata binmesini bilmeyen bir liderden söz edilemezken bugün daha çok attan düşenleri tanıyoruz. Günümüzde at resimleri yarışlarla ilgili ve sanal göndermelere ihtiyaç duyulan reklamcılık alanlarında öne çıkıyor. Geçmişte pek çok ailenin, kuruluşun, yerleşimin, orduların sembolleri olan at çizimleri günümüzde giderek azalıyor. Bu azalmaya karşın atın insanla ilgili bağlarının çok kuvvetli olması onu hiç bir zaman gündemden düşürtmüyor. Dolayısı ile sanat atları kendine konu etmeden yapamıyor. Hele günümüzde Kapadokya gibi “Güzel Atlar Ülkesi” sıfatı ile anlamlanan turistik bir bölgeyse ve doğası ile öne çıkmaktaysa atların orada önemini yitirmesi söz konusu olamaz. Atların önemi Kapadokya’da sürse de sanatın bölgede yeterince önemsendiğini söylemek zor. Neyse ki sanatçılar atların insan üzerindeki etkisini tanıyorlar ve eserlerinde yer veriyorlar. Resim sanatı da diğer sanatlar gibi üzerine düşeni yerine getirmeyi sürdürüyor. Erel’in sergisinin Kapadokya’da açılması atlar vesilesiyle sanata olan ilginin laftan öteye taşınmasına katkı sağlayabilir. Serginin “Sanatçılar Sokağı” olarak projelendirilmiş olduğu halde uzun yıllardır ilgilenilmemiş olan eski Avanos sokaklarından birinde ve bu niyetin kaybolmaması için çabalayan C+’da açılması da bu bakımdan ayrı bir anlam taşıyor.

Ziya Erel’in resimleri insanın ve atların içlerinde bazen sakince bekleyen, bazen aniden ortaya çıkan çoşkuyu yansıtıyor.

Ressamın spatulasının tuval üzerinde gezinmesi, perdahlanan renkleri birbirine karıştırması, boyaları yarıp geçmesi, açtığı resimsel vadilelerde atların peydah olmasına, neredeyse şahlanıp koşmaya başlamalarına neden olacak gibi…

Ressamın çoşkusu, heyecanı, dinamizmi tabiat içinde özgürce koşturan at figürleriyle resme dönüşüyor. Boyaların kat kat birbirini örtmesi, her bir rengin kendini göstermek için diğer renklerle mücadelesi, spatulanın hepsini birden aniden kesivermesi, kazınmış kontürlerle tabiata aitliklerini koruyan vahşi, çılgın yılkı atlarına dönüşüyor. Canlı renklerle resmedilmiş tabiat da aynı çoşar koşar devinimiyle resimsel dışavuruma güç katıyor; soyutlanmış bu dışavurum hareketleri resmin aynı zamanda sadece resim olarak da renk ile, çizgi ile, lekelerle, açıklıkla ve bazen derin karanlıklarla kendi başına bile izleyiciyi etkisi altında tutabiliyor. Bu resimsel etkileniş halindeki izleyici atlara mı, tabiata mı yoksa bir resme mi baktığını unutuyor, kendini sadece atlarla insan arasında oluşabilecek bir duygu buketi içinde buluyor.

Ahmet Özyurt, 04 Haziran 2014, Avanos.

(C+ SeramikArtı Sanat Galerisi bir gönüllülük girişimidir, sanatçılara ücretsiz açık bir galeridir. Herhangi bir kira veya satış işlemi yapmaz. Eserleri edinmek için sanatçı ile görüşülmelidir.)

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s